Hack in Forest 2017 Ardından

İnternetsiz, bilgisayarsız, sunumsuz, fener, müzik ve acil iletişim dışında elektriğin kullanılmadığı bir ortamda yazılım geliştiricilere yönelik etkinlik desem aklınızda nasıl bir fikir oluşur? Adem ilter ile birlikte bunun cevabını verebilmek için Hack in Forest fikrini ortaya attık. Amacımız ise “kamp ateşi etrafında geek sohbetin dibini görmekti”, ve bunu başardığımıza inanıyorum.

Organizasyonun yürütücülerinden biri olarak “şöyle güzeldi, şurası kötüydü” yorum ve eleştirileri katılımcılara bırakıyorum. Ben ise bu etkinlikte aldığım notlarımı ve edindiğimiz deneyim ışığında bir sonraki aşamaya yönelik fikir ve görüşlerimi paylaşacağım

Şuan organizatör sıfatımı bir kenara bırakıp söylemek istediğim tek bir cümle var; hayatım boyunca katıldığım en güzel/verimli hem kamp hem bilişim etkinliklerinden birine katıldığımı gönül rahatlığı ile söyleyebilir. Biz kendi açımızdan eksiklerimizi gördük, notlarımızı aldık ve yeni planlar üzerinde çalışmaya çoktan başladık.

Etkinlik hakkında istatistiksel bilgileri de paylaşayım;

Üç gece dört gün boyunca on katılımcı, 7–8 demlik çay, bir o kadar filtre kahve (Yiğit Yılmaz you’re a hero), yeterli miktarda közde patates ve bol bol anne eli değmiş börekler (Adem ilter ve annesine sonsuz teşekkürler), tatmin edici düzeyde (henüz sayısını bilmiyorum) fotoğraf ve video, en az bir sonraki etkinliğe yetecek kadar çok anı ile etkinliği tamamladık.

Neler yaptık?

Bol bol bilişim sohbetleri, startup kültürü, kurumsal şirketlerde çalışma, geçmiş deneyimlerimiz vs. Liste uzar gider. Tutup her konuştuğumuz başlığı buraya yazmaya kalksam bir sonraki etkinliğe ancak biter yazı :).

Fakat şunu söylemek istiyorum, kesinlikle önceden kurgulanmış/planlanmış konu başlıklarımız yoktu. Tamamı ile doğaçlama kim ne söylüyorsa, her cümle sonrası başka bir katılımcının farklı bir cümlesi ile sürüklenen bir sohbet ortamı mevcuttu. Kah firmaları eleştirdik, kah ülkede ki bilişim olaylarını konuştuk. Gelmeyenler üzülmesin diyemeyeceğim gerçekten çok güzel bir ateş başı sohbetini kaçırmış oldular.

Bol bol soru soruldu, bol bol cevap verildi. Kullandığımız yazılımlardan, teknolojilerden, vazgeçemediğimiz alışkanlıklardan bahsettik. Yeri geldi ülkemizde ki mühendislik eğitiminden dem vurduk, yeri geldi pomodore tekniği, pair programming gibi çalışma sistemlerine değinerek daldan dala atladık. Elimizde kızarmış marshmallow, dilimizde ülkemizdeki startuplar kamp ateşinin keyfini dibine kadar yaşadık.

İşin güzel tarafı ise olay sadece bilişim ekseninde konuşulmadı. Bir ara Yiğit Yılmaz ile birlikte kendimizi motosiklet sporunun sıkıntılarını konuşurken bulduk başka bir vakit amatör telsizcilik ile ilgili dilim döndüğünce gevezelik ettim. Yani olayı sadece “bilişim” ekseninde tutmadık, içimizden ve gönlümüzden ne geçiyorsa onları doğanın ve kamp ateşinin sinerjisiyle birleştirdik. Kısaca aklımıza gelen her türlü konu üzerine doğaçlama bir sohbet ortamıyla 3 günü geçirdik.

Saatler süren sohbetler dışında çok güzel bir takım/motivasyon oyununa konuk olduk (videosu yakında gelecek), odun topladık, ateş yaktık, komşu çadırlara yardım ettik, gezdik, eğlendik, dinlendik.

Finali ise Bolu Kubbealtı gözlemecisinde yaptık.

Kısa kısa notlar

Yedigöller başlangıç için güzel bir kamp alanı. Doğa harikası ve mevcut alt yapı ilk defa kamp yapan insanlar için oldukça elverişli. Bununla birlikte günübirlik ziyarete gelen insanların kalabalığı biraz piknik havası katıyor.

Ulaşım ise aracı olmayanlar için biraz zor. Bu konuda ufak tefek sıkıntılarımız oldu fakat bir şekilde hallettik, herkes sağ salim evlerine ulaştı. Bu konuda etkinliğe gelemeyen arkadaşlar veya gelecekteki etkinliklere katılmayı düşünen arkadaşlar için “şu şekilde” bir çözümümüz var diyebileceğimiz bir fikir henüz yok. Bununla birlikte bir sonraki etkinliği biraz daha doğaya yakın ve Yedigöller’e göre bir kaç tık daha zor bir ortamda yapmayı planlıyoruz. Ulaşım ve kamp alanları ile ilgili konuda ayrıca bir yazı yazmak gibi niyetim var o yüzen bu konuda şimdilik bu kadar yazmam yeterli olacak.

İki noktada biraz daha planlı gitmemiz gerekiyor. Birincisi gıda yönetimi, ikincisi ise ekipman yönetimi. Herkese fazlasıyla yetecek kadar gıda ve malzememiz vardı fakat bazı şeyler gerçekten çok fazla kaçtı. Sanırım 1 günlük daha gıda stoğuna sahiptik. Bununla birlikte semaver, piknik tüpü gibi malzemeler zaten rahat bir ortamda geçen kampı iyice piknik havasına soktu. Malzemeler ile ilgili de düşüncelerimiz var. Bu da başka bir yazının konusu olarak kalsın.

Bu kampta deneyimlemediğimiz bazı şeyler var. Mesela Yedigöllerde bol bol su bulunduğu için su yönetimi konusunda neredeyse hiç sıkıntı çekmedik bununla birlikte bir sonraki kamp için kişi başı ne kadar su ihtiyacımız var konusunda ortalama bir fikir sahibi de olamadık.

İlk yardım ve acil müdahale konusunda bir kaç eksiğimiz vardı, hiç bir katılımcıya ciddi bir şey olmadı fakat yaşadığımız ufak tefek (gerçekten ufak) sıkıntılar sonucu bazı malzemelerin neden gerekli olduğunu anladık. Bu sadece sağlık açısından değil, ekipman tamiri, iş görecek çözümler vs konuları içinde gerekli malzemeleri de bu kapsamda değerlendiriyorum.

Aldığım notları listelemek gerekirse;

  • Gıda yönetimini daha iyi yapmalıyız, yeterli miktarın çok üzerinde bir gıda stoğumuz mevcuttu. Bir sonraki sefer için daha programlı olmamız gerekiyor.
  • Her katılımcının tek başına kamp hayatı sürecek ekipmanının olması gerekliliği konusunda düşüncelerimiz daha da netleşti. Semaver, piknik tüpü gibi ortak kullanılan araçların gereksiz yük oluşturduğu ve kamp/piknik ayrımını bozduğunu düşünüyoruz.
  • Yedigöller doğası ve imkanları bakımından oldukça güzel fakat aşırı kalabalık olması sebebi ile bir dezavantaja sahip.
  • Kullandığımız ekipmanların boyutları ve sağladığı fayda ekseninde başarılı ürünler bulup kullanmak mantıklı. Örneğin, standart matların tek başına bir sırt çantası kadar yer kaplıyor olması ulaşım ve mobilite açısından büyük sıkıntı oluşturabiliyor.
  • Yazılım sektörü açısından tatmin edici bir ortam yakaladık, teknik konulardan çok deneyimlerin paylaşıldığı, beyin fırtınasının yapıldığı bir ortamdı. Bu çizgide bir kaç tane daha deneyimli katılımcı aramızda olsaydı çok daha güzel olabilirdi.
  • Deneyimsiz veya bu işe yeni başlayacak geliştirici adaylarının aslında ihtiyacı olan şeyin tam olarak deneyim paylaşımı olduğu, bu paylaşımın 40–50 dakikalık sunumlarla yeterli olmadığını katılımcı yorumlarından hissettim. Saatler boyu süren sohbetlerde tam olarak deneyim paylaşımları, teknik olmayan soruları kolayca sorup uzun uzun cevaplandırıldığı bir ortam oluşturduk. Bunu daha da geliştirmeliyiz.
  • Yazılım, farklı hobiler ve süreçler ile ilgili sohbetler homojen ve doğaçlama bir şekilde yapıldı. Bu da etkinliğin doğal bir zeminde, kurgulanmamış bir ortam oluşturmasına katkı sağladı. Ne bilişimden bayıldık, ne de konu dağılarak amacımızdan saptık
  • Yedigöller soft bir kamp alanı olmasına rağmen lazım olacak dediğimiz bir çok ekipman ve malzemeye ihtiyaç duyduk.

Kısacası çok verimli, bol eğlenceli, bol faydalı bir etkinliği kazasız, belasız bir şekilde ufak tefek aksaklıklarla tamamladık. Katılan ve katılamayan fakat destekleyen herkese teşekkür ederim.

Bundan sonra ne olacak?

Geride bıraktığımız etkinlik tam olarak; ne yapabiliriz, gidince işler nasıl olur gibi sorularla başlamış ve kervan yolda düzülür düsturu ile devam etmişti. Yedigöller seçimi (doğal güzellikleri dışında) tam olarak bu yapıya uygun, rahat bir kamp ortamı sunmasından dolayı yapılmıştı.

Birlikte geçen üç günlük kamp sonrası gördüğümüz şey, ilk defa kamp yapanlar olmasına rağmen daha zor bir ortamda kamp yapılabilirmiş.

Şehir stresinden uzak geçirdiğimiz bu etkinlik bize çok fazla doneler sundu. Biz de bu deneyimler ışığında bir sonraki etkinlik için fikirleri oluşturmaya şimdiden başladık. Henüz yola yeni çıkıyoruz ve bence bu yolda henüz bir kaç metre yol alabildik. Doğa ile iç içe kamp etkinliği yapmak beraberinde bir çok soruyu ve çözmemiz gereken problemleri getiriyor. Biz de daha iyi bir kamp deneyimi oluşması için çalışmalarımıza edindiğimiz deneyimler ışığında devam ediyor olacağız.

Şimdilik ufak bir ipucu vereyim; henüz kesin net olarak karar vermesekte yıllık bir organizasyondan çok yılda bir kaç defa yapılan bir etkinlik olacak gibi duruyor. Zaman neler getirecek, nasıl manzaralarla karşılaşacağız bilmiyoruz. Bu etkinlik bitişiyle bu kervan hedefine ulaşmadı hala yoldayız ve biz eksikliklerimizi kapatmaya, iyi gördüğümüz noktaları geliştirmeye devam edeceğiz.

Sonuç

İnternetsiz, bilgisayarsız, sunumsuz, fener, müzik ve acil iletişim dışında elektrik kullanımı ihtiyacı hissetmediğimiz bir bilişim etkinliğini gerçekleştirdiğimiz için gerçekten mutluyum. Katılan/Katılmayan herkese teşekkürler.

Bizi takip etmeye devam edin.

Fotoğraf ve Videolar

Şimdilik twitter üzerinden ufak tefek paylaşımlar yapıyoruz. Tüm medya Adem ilter üzerinde toplanıyor ve kendisi bize güzel bir çalışma yapıyor. Bu çalışma sonuçlanana kadar biraz sabretmek gerekecek. Ama şunu net olarak söyleyebilirim ki; videoları izledikten sonra gelmeyenler bir sonraki etkinliği iple çekecek.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.