Herkes X yapmasın

X’in yerine çeşitli hobileri koyarak başlığı okuyun. Mesela bisiklet veya kamp. Bu şekilde düşününce çok acımasız ve iddialı bir başlık oldu değil mi? Baştan söyleyeyim insanların herhangibir şeyi yapmalarına temelde karşı değilim ama bazı konularda (bisiklet, fotoğrafçılık, kampçılık, motosiklet vb. ) böyle düşünüyorum, böyle düşünmek için sebeplerim var.

Gerçekten herkesin bir şeyleri yapmasını istiyorsanız önce satranç, kitap gibi düşünce gelişimine katkı veren aktiviteleri ön plana çıkartmak. Dedimya sebeplerim var diye işte satranç gibi hobiler birazdan açıklayacağım bu sebepleri ortadan kaldırabilir.

Lafı çok uzatmayacağım. Her işin -hobi bile olsa- bir raconu vardır. Yaptığınız işin kendi içerisinde uzun yıllar boyu gerçekleşen deneyimler sayesinde belli başlı kuralları oluşmuştur. Bu kurallar birilerinin keyfi için değil hem güvenlik hem de verim almak amaçlı ortaya çıkmıştır. Özellikle uğraştığınız hobi toplumla iç içe olma durumuna sahipse bu kurallar çok daha önemli bir duruma geliyor.

Ev dışında bir hobi ile uğraşıyorsanız çevresel etkenler devreye giriyor. Mesela bisiklet yollarının varlığı, kalitesi gibi. Toplumun ilk düşünceside ne kadar çok bisikletli olursa o kadar çok bisiklet yolu yapılır noktasına geliyor. Bu örnekleri artırabiliriz, ne kadar çok motosikletli olursa trafikte saygı artar, ne kadar çok kampçı olursa kamp olanakları yetkililerin bu konuya duyarlılığı artar vs. İşte tam bu noktada benim tezimi ortaya koyuyor ve “herkes X yapmasın” diyorum.

Öncelikle niceliğin getirdiği niteliğin bazı konularda işe yaramadığını ve gereksiz olduğunu düşünüyorum. Örneğin bir ülkede ne kadar çok satranç oynanıyorsa o ülkenin başarılı satranç oyuncusu çıkartma ihtimalide o derece yükselir. Bu formül satranç örneğinde doğru işliyor olabilir fakat bir formül her şeyde aynı sonuçları doğurmaz.

Bu işin basit bir fiyat/performans mantığı var bence. Örneğin niceliğin artıp niteliklerinde arttığı fakat bir o kadar başarısız/kötü örneğin çıkacağı bu durumda bu başarısız örnekler ne kaybettirir? Bu soruyu cevapladığımız zaman benim tezim özellikle toplumsal alanda yapılan hobiler için güçleniyor.

Bence önemli olan mevcut kitlelerde ki niteliği arttırmak. Niceliği arttırıp niteliğin artacağını düşünmek sonuca ulaşamayan — bence saçma — bir tezden öteye gidemiyor. Doğru niteliklere sahip olmayan bir artış ciddi sorunlar doğuruyor, trafikte yaşadığımız gibi.

Yazı oldukça uzadı farkındayım. Kısa kesmeye çalışacağım. Bu düşüncemi yıllardır motosiklet sürdüğüm arkadaşlarımla paylaşırdım zaten. Fakat özellikle geçen Kasım ayında gittiğim Yedigöller kampında bu durum daha da ağırlaşmaya başladığını gördüm. Yedigöllere giden yollar asfaltlanmış, decathlon gibi bir mağaza uygun fiyatlı çadırları piyasaya sürmüş ve bingo. Niceliğin artması için her etmen uygun haydi herkes kampa gelsin. Peki sonuç. Hava kararır bir tarafta halay çekenler diğer tarafta horon vuranlar başka bir tarafta kanun tangırtanlar. Çadırlar kalktıktan sonra ki çöp yığınları vs. İşin teknik kısmına girmiyorum bile zira %30 yağış olması beklenen bir ortamda ve Kasım ayında yağmurdan korunaksız çadırlarla kalmak vs gibi durumlar ortaya çıkıyor. Sonuç adam gibi kamp yapmak, gölün kıyısına taburesini atıp kitap okumak, gece doğanın sesini duymak isteyen insanlar için kaçınılmaz bir rahatsızlık ortamı. Doğaya verilen zarar ise bundan daha kötü.

Benzer bir durumu pazar günü bisiklet sürmek için gittiğim Eymir gölünde de yaşadım. İnsanlar bilinçsiz bir şekilde bisiklet kullanıyor — kask vs değinmiyorum* — tek şerit yolu 3–5 bisikletli veya yaya yan yana kapatıyor, trafiğin akış yönünün tersine gidiyor vs. Bu durumda gerçekten sürüşe odaklanmak veya dur-kalk olayının minimum olduğu kesintisiz bir sürüş yapmak imkansız. Eymirin saat 10'dan sonra otoyoldan daha fazla arabaya sahip olduğu konusu ise başka bir yazıya kalsın.

Sonuç olarak bir şeyleri geliştireceğiz diye niteliksiz ve bilinçsiz bir şekilde yapılmasına karşıyım. Niceliğin artarak niteliği arttıran formüllerin doğru olduğunu düşünmüyorum. Önemli olan nitelikli ve bilinçli kullanıcıların/hobicilerin olması.

* Trafiğe kapalı alanlarda bisiklet üzerinde kaskın çok gerekli olduğunu düşünmüyorum. Zira trafiğe açık her alanda mutlaka takılması gerekiyor, özellikle ülkemizde.

Karikatür: Büyüdüğümüzde ne kadar çok arkadaşımızın olduğu gerçek arkadaş sayısından daha önemli değildir.