Sistem Nedir?

Wikipedia’da yazana göre sistem kelimesi, (sınav sistemi vs) yöntem olarak ele alındığında şöyle tanımlanıyormuş:

Bir sonuç elde etmek için belirli bir plana göre önceden saptanan yol, usul, yordam

Sistem kelimesi ise ilk defa Mehmet Bahaettin’in “Yeni Türkçe Lugat” (1924) adlı eserinde rastlanıyormuş.

Şimdi kelimenin kendisi bu kadar boş bir açıklamayla bırakıldığı için ülkece bir takım sistemlere sövüyoruz ve eleştiriyoruz. Sonuna “sistemi” eklentisi getirdiğimiz her türlü şeyi pazarlamaya çalışıyoruz.

Peki sistem gerçekte ne olmalı? Bu kelimenin altı nasıl doldurulmalı? Bu konuda uzamanlar vardır elbet ama ben şeffaf olmayan, oluşturduğu sonucu nasıl oluşturduğunu, bu sonuçtan etkilenen her birey/nesnenin nasıl etkilendiğini açık açık göstermeyen hiç bir şeye sistem demiyorum. Çünkü bütün bunları çıkartınca sırf bir sıralamaya sokmak, sırf bir şeyleri yapmış gözükmek için sistem lafı kullanılıyor.

Şirketlerin bir maaş belirleme sistemi vardır değil mi? Sıkı durun aslında yoktur. Varsa da göstermeliktir (Gerçekten adil bir sistemi olanlara lafım yok). Yazılı olsa bile göstermeliktir, uygulanmaz. Uygulanmadığı zaman bir kılıf bulunur daha doğrusu “maaş sistemine bir çark eklenir, çıkartılır” uygulanıyormuş gibi gösterilir.

Ülkede ki sınav sistemlerinin tamamı sadece “sıralama yapmak” içindir mesela. Birileri bir yerlere girecek bir sıralama yapmak lazım nasıl yapalım? sorusunun cevabıdır. Kimse adil bir sınav sistemi, çoktan seçmeli bir sınavdan bilgi sorgulaması gibi bir amaç beklemesin.

İş kanunları da aynıdır mesela. Fazla mesainin ödenmesi gereken ücret veya karşılığında verilmesi gereken izinler vardır ama kimse bunu vermez. Bu da bir şekilde kılıfına uydurulur sonrasında da size sistem olarak sunulur.

Bizim halkımızın saadet zincirlerine balıklama atlaması, network marketing kavramını saadet zinciriyle karıştırması, saadet zinciri olan firmaların network marketing olayını saadet zincirinin kılıfı olarak kullanması hep bu sistem kelimesine verilen yanlış anlamların sonucu.

Mutsuz çalışan, mutsuz halk, mutsuz topluluk… Hepsi aslında bir kelimenin ne kadar yanlış anlamlandırılmasıyla ilişkili şeyler. Barış Özcan’ın Kelime Kavanozu videosunu izledikten sonra kelimelerin anlamının ne kadar önemli olduğunu daha iyi anladım. Bu yüzden artık maaşa etki etmeyen kıdem sistemlerini, kendi kendine puan verip değerlendirme yapıldığı ortamları duyunca sadece gülümsüyorum.

Son zamanlarda çok sık kullandığım bir alıntı da sanırım tam olarak bunu anlatıyor:

… Paketin arkasındaki o minik yazıları boşver, onları okuyamıyorsun zaten. Bizim ihtiyacımız olan şey etiketteki gerçek…” P.J. Tracy Canlı Yem

Lütfen karşınıza çıkan sistemleri gerçekten anlamaya çalışın ve eğer yukarıda bahsettiğim gibi sadece bir şeylerin olması gerektiği için var olduğunu düşünüyorsanız o sistemleri ciddiye almayı bırakın. Hayat gereksiz şeyleri ciddiye almak için gerçekten kısa. Geri kalan herşey için tabi ki “master card” sistemi sizi bekliyor…